İyi – Kötü
Sevgi – Nefret
Ben – Sen
Biz – Onlar
Zalimler – Masumlar
Kirli – Kutsal
Güzel – Çirkin
Dünya değişiyor. Artık herhangi bir tarafı savunmanın, daha çok ayrılık getirdiği ve kimseye faydası olmayan bir yerdeyiz.
Bunların birbirinin karşısında durduğunu ve bir taraf seçmemiz gerektiğini sandık.
Kozmik tarih boyunca birbirine yaklaşıp uzaklaştılar ve her uzaklaştıklarında çatışmalar, ayrılıklar, acılar arttı.
“Bir yer var, iyiliğin ve kötülüğün ötesinde, seninle orada buluşacağız.”
Karanlığın boyun eğmesini bekledi. Kimi zaman kendini tek doğru, tek yol bildi; ama sonuçta bu bir bekleyişti, hem de kibirli bir bekleyiş.
ise kendisini kabul etmeyen ışığa daha da kızdı; kabul edilmeyişin, sevilmeyişin acısını hiddetiyle göstermeye devam etti.
Böylece her iki uç giderek birbirinden uzaklaştı ve uzaklaştıkça birbirlerini tanımayan yabancılara dönüştüler.
Hâlbuki her ikisi de aynı kaynaktan gelen farklı türlerdi ve geldikleri yerde iş birliğindeydiler. İnsan zihni bu ayrılığı kendi yaratmıştı.
VAROLUŞ HİÇBİR ŞEYİ DIŞARIDA BIRAKMADI.
Bu ayrılığı yaratan zihin, yalnızca birbirini görmeyen uçlara uzaklaşmıştı. Dünya gezegeni ise tüm bu olanlara yalnızca tanık oldu; tüm sevinçleri, acıları, ayrılıkları, kavuşmaları deneyimledi.
Karanlıklarımızla, çirkinliklerimizle, kötülüklerimizle, nefretimizle, zalimliğimizle, kirlerimizle yüzleşmek zorundayız.
Karanlığın sistemlerin çoğunu kontrol etmesinin sebebi, kendimizi sevgi ve ışık olarak görürken; sistemleri, kişileri, kurumları, yönetenleri zalim ve kötü, karanlık olarak görmek.
Güç ve kontrolün kötü, karanlık olduğuna inandıkça, bu gezegenin kontrolünün asla bizde olmayacağına inanmak ve onları daha da güçlendirmek demek.
Bu, tüm acıların, ayrılığın ve çatışmanın sürmesi ve güçlenmesi demek. Kendi gücünü karanlığa, sistemlere, kişilere vermek demek.
Bu, iyi olanın, ışık olanın sen olduğunu ispatlama çabası ve yanılgısından başka bir şey değildir.
“Saadet zamanı:
Avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben.
Endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben.
Bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben.
Sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden.”
Mevlana
Dünya değişiminde, karanlığı karşına almadan, gücünü devretmeden ama karanlığın kendisi de olmadan içinden geçebilirsin.
Karanlığa ışığı taşıyabilirsin.
Zehrini panzehire dönüştürebilirsin.
Aynı kaynaktan geldiğini hatırlayabilirsin.
Hakikate erişmek, her bir parçanın hakikatin parçası taşıdığını bilmekten geçer. En güçlü ışığa sahip olanlar, karanlığın en derinine inip çıkanlardır.
Lotus çiçeğinin, çamurun yoğun ve pis kokan bir yerde daha iyi yetişmesi ve daha iyi bir kokuya sahip olması gibi, dönüşüm ancak:
Karanlığı yok saymadan
Ve zaten her yer karanlık deyip karanlık olmadan
gerçekleşir ve bu süreçten daha bilge, daha cesur, daha güçlü çıkarız.

“Kişilerin kendilerine sevgiyle yaklaşarak, zanlarından arınmalarına, güçlerini ve güzelliklerini görmelerine rehberlik ediyorum, böylece onlar tatminkâr ve emin bir hayat yaşıyorlar.” Dönüşüm yolculuğunuza başlamak için seans randevusu alabilirsiniz.
Ücretli seans. Randevu aldığınızda detaylar size iletilecektir.
⚠ PSYCH-K® yöntemi bilinçaltı inançların değiştirilmesi ile sınırlıdır. Tıbbi tedavinin yerine geçmez, sadece destek amacıyla kullanılır.
