BEN: Duygularında mı tekamülü var? Sevgi süper bir şey. Daha nasıl tekamül edilebilir?
DONA: Koşullu sevgi, bastırılmış nefrettir. Onunkisi şartlı ve koşullu değil sonsuz bir sevgidir. İnişli ve çıkışlı değil, sonsuz derinliktedir. Olumsuz duygulara Tanrının dünyasında yer yoktur. Tanrının duygu dünyası rengarenk ve inanamayacağın kadar neşeli bir dünyadır. Bugün iyi tarafımdan kalktım dediğin ve kendini her şeye rağmen her zamankinden daha mutlu hissettiğin o günler, Tanrının ruh haline en yakın olduğun günlerdir. Tanrı, olumsuz enerji varlıklarını etrafından yok edebildiği için Tanrıdır. Tanrı sadece var eden değil Tanrı aynı zamanda yok edendir.
“İblis- Dedi ki: Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın. Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin ne haddine. Hemen çık. Gerçekten sen küçük düşenlerdensin.”(Güzel Kur-an’ın A’raf Suresi 12-13. Ayetleri)
BEN: Haklısın hayatımızda bye bye yapacağımız pek çok şeytanlar var. Çok takdir ettim seni. Canını sıkan biri olunca hiç muhatap olmamış çok güzel kapatmışsın meseleyi. Madem cennetimi beğenmedin oradan çık. Kendi cennetinde mutluluklar. Güzel tepki, tuttum bunu. Şeytan’a kızgın mısın? Onu affetmeyi düşünüyor musun?
DONA: Karşı tarafın, onu ruhsal olarak affettiğini öğrenmesi için, onun bu güzel haberi hak etmiş olması gerekir. Affetmek, unutmaktır. Hatırlatmak değil. Affetme dişlisi, kozmosun yanlışların bedelini ödeme çarkının önüne geçmemelidir. Sen onu affetsen de, yaptığı bedel gerektiren bir davranışsa, bu bedel ondan tahsil edilecektir. İlahi adalet mahkemesi, kişileri yargılamak için mağdurun şikayetçi olmasına ihtiyaç duymaz. “Ben onu affettim” üçüncü kişilere İlahi beraat getirmez. Kozmosun sistematiğinde “özür”de yoktur. Kişi yanlışı işlediğinde bedel bumerangını fırlatmış olur ve hiç bir özür bu durumu değiştirmez. Kozmos saati hep ileri doğrudur. “Telafi’ de geri doğru değil işler. Yeni olumlu davranışlarla ödenecek bedel ortadan kaldırılabilir ya da azaltılabilir. Kişilerin affedilip affedilmeyeceğine sen değil merkezi Tanrı karar verir. Senin onu affetmendeki amaç, mağduriyetini daha fazla hatırında taşımamaktır.
Affetme Hakkında Doğru Bilinen Beş Yanlış
| Yaygın inanış | Gerçekte |
|---|---|
| Affetmek, yaşananı onaylamaktır | Değildir. Affetme, olayın yanlış olmadığını söylemez; yalnızca taşıma biçiminizi değiştirir |
| Affettiysen ilişkiyi sürdürmelisin | Affetme ile uzlaşma ayrı şeylerdir. Affedip mesafeyi korumak tutarlı bir tutumdur |
| Affetmezsen iyileşemezsin | Affetme iyileşmenin tek yolu değildir; bazı kişiler için zamansız bir baskıdır |
| Affetmek unutmaktır | Unutmak bir koruma kaybıdır. Hatırlamak, aynı şeyi tekrar yaşamamanın yoludur |
| Affetme bir kez yapılır ve biter | Aynı olay farklı dönemlerde yeniden gündeme gelebilir; bu bir başarısızlık değildir |
En Zararlı Cümle: “Sen Bunu Çektin”
Affetme konusunda en çok zarar veren yaklaşım, yaşananı kişinin kendi “dersi” ya da “çekimi” olarak sunmaktır. Birine “bunu çektiğin için başına geldi” demek, sorumluluğu zarar görenden zarar verene değil, tersine taşır. Şiddet, istismar, ihmal, aldatma ve suç — bunlar bir ders değildir ve yaşayanın eksikliği değildir. Bu sitede böyle bir iddia yer almaz.
Bir ayrım daha: kendi hayatı için “bundan ne öğrendim” diye sormak kişinin kendi hakkı. Aynı cümleyi başkasına söylemek ise bambaşka bir şeydir ve çoğu zaman yaralar.
Affetmenin İşe Yarayan Sırası
- Olanı adıyla yazın. Yumuşatmadan. “Biraz kırıldım” değil, ne olduğu.
- Öfkeyi yerinde bırakın. Öfke bir hata değil, bir sınır bildirimidir. Atlanan öfke sonradan başka yerden çıkar.
- Ne kaybettiğinizi yazın. Affetme çalışmalarının en çok atlanan adımı bu: affetmeden önce kaybın yazılması gerekir, çünkü yas tutulmamış bir kayıp kapanmaz.
- Sınırı kurun. Bundan sonra ne kabul edilecek, ne edilmeyecek? Bu adım olmadan affetme, kapıyı tekrar açmaktan başka bir şeye dönüşmez.
- Sonra, isterseniz, bırakın. “Bu hesabı artık taşımıyorum.” Bu cümle zorla söylendiğinde işlemez; hazır olunduğunda söylenir.
Dördüncü adımdan önce beşinciye geçmek, bu alandaki en yaygın hata. Sınırsız affetme, aynı zararın tekrarına davetiye olabiliyor.
Kendini Affetmek: Farklı Bir İş
Kendini affetmek, başkasını affetmekten farklı işler çünkü bir ek adım gerektirir: onarım. Sıra şöyle olduğunda işliyor — ne yaptığınızı kabul etmek, mümkünse zararı gidermek (özür, telafi, iade), aynı şeyi tekrarlamamak için somut bir değişiklik yapmak, ve ancak sonra suçluluğu bırakmak. Onarım atlandığında suçluluk yer değiştirir ama kaybolmaz; zamanla kendine yönelik sertliğe dönüşür.
Ne Zaman Destek Gerekir?
Bir olay yıllar sonra da aynı şiddette geri geliyor, uykuyu bozuyor, ilişkilerinizi belirliyor ya da düşünmekten kaçınmak için sürekli bir şeyle meşgul olmanız gerekiyorsa — bu, affetme çalışmasıyla değil bir uzmanla ele alınacak bir tablodur ve etkili tedavileri vardır. Şiddet ya da istismar sürüyorsa affetme konusu değil, güvenlik konusu öncelikli: Alo 183, acil durumda 112.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.