Bir insan doğduğu anda ilk olarak Dünyadan alıyor bunu nefesle gerçekleştiriyor. Sonrasında dünyaya yuvadan getirdiği sevgi enerjisini veriyor.
İlk olarak hayattan almakla başlıyoruz çoğumuz bunun farkında değiliz. Biz hep etrafımıza verici olduğumuzu söyleriz oysa bilincimiz ilk aldığımız nefesi borç kabul ediyor bu nedenle de bir türlü alma verme dengesini kuramıyoruz. Oysa ilk doğum anında o kadar yoğun bir sevgiyi dünyaya indiriyoruz ki… Dünya bu sevginin farkında ve gelen varlığa seve seve nefes alması için havayı veriyor.
Hep borçlu olduğumuzu düşündüğümüz için almakta zorlanıyoruz. Almakta zorlandığımız için de terazinin endazesi şaşıyor. Evrende var olan alma-verme dengesi gereği bir şeyleri almak zorundayız. Biz bize sunulan hediyeleri almadığımız için terazinin denge de olması için hayatımıza hastalıklar, kilolar, borçlar… geliyor.
“Almayı sevmiyorum” dememek gerekiyor. Eğer hayatımızda bolluk istiyorsak almayı kabul etmeliyiz. Şu an için simyayı tam olarak hatırlamış değiliz ki kendi altınımızı kendimiz yaratalım. Dışarıdan gelen parayı kabul edemediğimiz için de bolluk çeşmesini kapatıyoruz işte.
“Ben evrenin bir parçasıyım. Alma-verme dengesini hayatımda oluşturmayı kabul ediyorum. Bunun için almayı ve vermeyi kabul ediyorum. Yaptığım bu işlemle sevginin dolaşımına katkıda bulunuyorum. Borçlu olma bilincimi sevgiyle alma-verme dengesi bilincine dönüştürüyorum.
Bu dengeyi oluşturmam adına bana bu dersi almamda yardım eden tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Onları affediyorum. Onlardan af diliyorum. Onları seviyorum bu zor derste bıkmadan beni zorlayarak yanım da oldukları için. Kendimi ve onları özgürleştiriyorum. Tüm geçmiş şifalandı. Gelecek aydınlandı. Şükürler OLsun…”
Danışmanlık almak için tıklayınız
Alma Verme
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
Alma ve Vermenin Maddi Olmayan Hâli
Alma-verme dengesi genellikle para ve eşya üzerinden düşünülür, ama gündelik hayatta çoğu alışveriş maddi değildir: dikkat, zaman, özür, yardım, övgü, affetme, dinlenme. Bu alanlarda denge bozulduğunda kimse fatura kesmez — ama ilişki sessizce yorulur.
Maddi Olmayan Altı Kalem
- Dikkat. Konuşurken telefonu bırakmak. En çok verilen ve en çok eksik kalan şey.
- Zaman. Kimin programı kimin programına göre şekilleniyor?
- Özür. Özür dilemek bir vermedir; kabul etmek bir almadır. İkisinin de tek taraflı kaldığı ilişkiler birikir.
- Yardım. İstemek de bir kalemdir — hiç istemeyen kişi, karşı tarafı veremez duruma düşürür.
- Övgü ve takdir. Söylenmediğinde yok sayılır; söylendiğinde ilişkinin en ucuz ve en etkili yakıtı olur.
- Dinlenme. Kendinize verdiğiniz kalem. Burada dengesizlik varsa diğer beşi de bozulur.
Denge İşlem Bazında Değil, Zaman İçinde Kurulur
Bu, en çok rahatlatan noktadır: sağlıklı bir ilişkide her alışveriş eşit olmak zorunda değildir. Bir dönem bir taraf daha çok verir — hastalık, taşınma, yeni bir iş, yeni bir çocuk. Sorun, bu durumun kalıcı bir role dönüşmesidir. Ölçü tek tek işlemler değil, yıl içindeki genel gidiştir.
Bunu kontrol etmenin pratik yolu şu soru: son bir yılda zor bir dönemden geçen ben miydim, o muydu — ve o dönemde karşı taraf nasıl davrandı?
Sessiz Fatura
Bu alandaki en yaygın sorun karşılık beklenen vermedir. “Ben onun için şu kadar şey yaptım” cümlesi, verilen şeyin aslında bir faturayla verildiğini gösterir. Kötü niyet değildir; ama fatura sessiz olduğu için karşı taraf onu hiç ödeyemez ve ilişki bir noktada kırılır. Çözüm vermeyi kesmek değil, beklentiyi söylemektir — söylenen beklenti adil bir alışverişe dönüşür.
Bu Hafta İçin İki Deneme
- Karşılıksız bir şey verin ve kimseye söylemeyin. Söylememek bu denemenin asıl kısmıdır.
- Küçük bir yardım isteyin. Reddedilmesi kolay, önemsiz bir şey. İsteme kasını çalıştırmak, vermekten daha zor olan taraftır.
Bir Sınır
Bu denge, tek taraflı bir ilişkiyi sürdürmek için bir gerekçe değildir. Sürekli veren ve hiçbir şey almayan bir kişinin yapacağı şey “daha çok vermek” değil, sınır koymak ya da ilişkiyi gözden geçirmektir. Tek taraflılık yıllarca sürüyorsa mesele denge değil, ilişkinin kendisidir.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.