Bilinçaltı gece gündüz an ve an bilinçli, bilinçsizce kendinizi tanımladığınız kişi olmanızı sağlamak için çalışır. Beynimize neyi düşünürsek ve koyarsak onu geri alırız. Sık sık söylediğimiz her şeye inanır. Bilgisayarınız ona ne programladığınızla ilgilenmez. Gerçeği söyleyip söylemediğinize de bakmaz. Sadece programladığınız gibi hareket eder.
Geçmişte kendiniz hakkında söylediğiniz ya da inandığınız şeylerin doğru olup olmaması hiç fark etmez. Bunlar beynin umurunda değildir. Doğduğumuz günden bu güne en kötüye ilk ve en iyiye son olarak otomatik bir şekilde inanmayı öğrendik. Şimdi anladık ki böyle olmak zorunda değiliz. Şu andan itibaren başlayarak düşünce ve sözlerimizin kontrolünü sağlayarak yaşamımızın geri kalanını ve geleceğimizi istediğimiz şekilde yönetebiliriz. “Bunu kendiniz için yapın olumlu sözler ve de düşüncelerde kalın.” Çünkü sizden başka bir tane daha yok. Kıymetinizi bilin.
Sevgide ve Işıkta Kalın.
Teşekkürlerimizle
Bilinçaltı Asla Kapanmayan Bir Bilgisayardır….
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
Bilgisayar Benzetmesi Nerede Doğru, Nerede Yanıltıcı?
Bilinçaltını bir bilgisayara benzetmek anlatımı kolaylaştırır ve bir tarafı da gerçekten karşılar: farkında olmadığımız bir işleyiş sürekli çalışır, geçmiş deneyimler bugünkü tepkileri biçimlendirir, tekrar eden şeyler otomatikleşir. Buraya kadar benzetme işe yarar.
Yanıltıcı olduğu yer şudur: bilgisayarda bir dosya silinir, bir program kaldırılır. Zihinde böyle bir işlem yoktur. Bir inanç ya da alışkanlık “iptal” edilmez; yerine yeni bir tekrar konur ve eskisi zamanla zayıflar. Bu yüzden “kodlamayı sildim, artık yok” beklentisi çoğu kişide hayal kırıklığı yaratır. Gerçekte olan şey daha yavaş ve daha güvenilirdir: eski tepki hâlâ gelir, ama üzerine gelen yeni tepki daha güçlüdür.
Psikolojide Karşılığı Ne?
Bilinçaltı kelimesi gündelik dilde geniş kullanılır; psikolojide daha dar bir karşılığı vardır: örtük (implicit) öğrenme ve otomatik işlemleme. Bir davranış yeterince tekrarlandığında dikkat gerektirmeden çalışır hâle gelir — araba sürmek, klavye kullanmak, birine kızdığında aynı cümleyi kurmak. Bu, mistik bir mekanizma değildir ve tam bu yüzden umut vericidir: tekrar ile kurulan şey, tekrar ile değiştirilebilir.
Pratikte Ne İşe Yarar?
- Tek bir tekrar seçin. Aynı anda beş alışkanlık değiştirilmez; bir tanesi üç hafta sürdürülür.
- Tetikleyiciyi bulun. Otomatik tepki hangi anda başlıyor? Değiştirilecek yer tepkinin kendisi değil, o andır.
- Yerine ne koyacağınızı belirleyin. “Yapmayacağım” bir plan değildir; “onun yerine şunu yapacağım” bir plandır.
- Yazın. Günde bir satır: tetiklendi mi, ne yaptım. Ölçülmeyen alışkanlık değişmez.
Uyku ve Tekrar
Yeni öğrenilen şeylerin pekişmesinde uykunun rolü, uyku araştırmalarında tutarlı biçimde gösterilen bulgulardan biridir. Bu, “uyurken bilinçaltına yükleme yapmak” anlamına gelmez; ama düzenli ve yeterli uyku olmadan yapılan alışkanlık çalışmalarının daha zor tuttuğu anlamına gelir. Bir çalışmaya başlarken uykuyu düzeltmek, çoğu zaman en az fark edilen ama en etkili adımdır.
Sık Sorulan Sorular
1Bilinçaltına doğrudan komut verilebilir mi?
2Uyurken dinlenen kayıtlar işe yarar mı?
3Aynı olumsuz düşünce sürekli geliyor, bilinçaltım mı bozuk?
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.




Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.