İçeriğe geç
Meleklerle Gücünüzü Keşfedin Melekler · Kartlar · Sayılar · Esma · Şifa
Ho'oponopono

Bilinçaltını arındırmak için Ho’oponopono!

Hazırlayan: Aysın Güncelleme: 5 dk okuma 229 okunma
Bilinçaltını arındırmak için Ho'oponopono!
Bu yazıda (8 başlık)
  1. "Bilinçaltını Arındırmak" Ne Demek, Ne Demek Değil?
  2. Otomatik Tepkinin Değişme Biçimi
  3. "Yüzde Yüz Sorumluluk" Cümlesinin Sınırı
  4. DNA, Genetik ve "Atalardan Gelen" İfadeleri Üzerine
  5. Nerede Durulmalı?
  6. Sık Sorulan Sorular
  7. Bilinçaltını arındırmak için Ho'oponopono! Nasıl Uygulanır?
  8. Ne değildir?
  9. Sık Sorulan Sorular

Merhabalar,

Reklam

Yaşamımın yüzde yüz sorumluluğunu alıyorum.

Varoluşumdan şu ana kadar Atalarım dahil  DNA’m ve Genetik alanımdan gelen;   bildiğim, bilmediğim, yaşadığım, yaşamadığım, bilinçli yada bilinçsiz kişi veya kişilerle, olay yada olaylarla ilgili Bilinçaltıma depolanan olumsuz ve negatif olan ne varsa hayatımı etkileyen, Sevgi ve Saygıyla yaklaşamadığım, beni sınırlayan, kısıtlayan inançlarımdan her şeyi Yaradanıma teslim ediyorum.

“0” noktasına varana kadar duyduğum, gördüğüm, şahit olduğum, olmadığım her şeyin temizlenmesi (geçmiş, şimdi, gelecek) için  bana vermiş olduğunuz bu arınma fırsatına “Çok çok Teşekkür ediyorum. Özür dilerim. Lütfen beni Affedin, Sizi Seviyorum. ” Yazıyı okuduktan sonra; Kısaca SÖLT, TÖLS, LÖTS, ALOHA, İNDİGO’da diyebilirsiniz.”

Not:Teşekkür etmek, Özür dilemek, Affetmek, Sevmek sözleri özünde; hem ŞÜKÜR, hem TÖVBE, hem SEVGİ ve ŞEFKAT’i barındırmakta tabi ki samimiyetle ve Kalpten yapıldığı takdirde.( Arındığınızı hissedene kadar yapabilirsiniz.) Hepimize şifa Ol’sun.

Sonsuz Sevgi ve Teşekkürlerimizle

Sevgide ve Işıkta Kalın.

Reklam

“Bilinçaltını Arındırmak” Ne Demek, Ne Demek Değil?

Bu ifade günlük dilde rahat kullanılıyor ama altında ne olduğunu yazmak gerekiyor. Bilinçaltı, içi doldurulup boşaltılabilen bir kap değildir. Psikolojide karşılığı olan şey şudur: farkında olmadan işleyen otomatik tepkiler — bir ses duyulduğunda irkilmek, belirli bir cümleyi duyunca savunmaya geçmek, benzer bir durumda aynı kararı tekrar vermek. Bunlar silinmez; üzerine yeni öğrenme yazılır.

Bu ayrım pratikte fark yaratır. “Arındım, artık yok” beklentisi, aynı tepki tekrar geldiğinde kişiyi başarısız hissettirir. Gerçekçi ölçüt şu: tepki geliyor mu gelmiyor mu değil — geldiğinde sizi ne kadar süre durduruyor?

Otomatik Tepkinin Değişme Biçimi

Bir anı hatırlandığında kısa bir süre boyunca yeniden kaydedilir; o aralıkta eşlik eden duygu değişirse, anı bir sonraki sefere biraz farklı geri gelir. Uygulamada bunun karşılığı şu sıradır:

  1. Tek bir sahne seçin. “Çocukluğum” değil; tek bir an, tek bir cümle, tek bir oda.
  2. Bedende yerini bulun. Sahneyi hatırlarken göğüste mi, boğazda mı, midede mi sıkışıyor?
  3. Yanında kalın, değiştirmeye çalışmayın. Beş nefes. Duyguyu kovmak genellikle onu büyütür.
  4. Dört cümleyi söyleyin. Kendinize, o sahnedeki kendinize.
  5. Bugüne dönün ve bir satır yazın. Bu sahneyle ilişkili olarak bugün yapacağınız en küçük somut şey.

Beşinci adım en sık atlanan ve en belirleyici olanıdır. Davranış eşlik etmeyen temizlik çalışması, birkaç gün içinde eski hâline döner.

“Yüzde Yüz Sorumluluk” Cümlesinin Sınırı

Bu uygulamada sık geçen “yaşamımın yüzde yüz sorumluluğunu alıyorum” cümlesi, kendi tepkileriniz ve kararlarınız için güçlendirici olabilir. Ama bir yere kadar: başkasının size yaptığı bir şeyin sorumluluğu size ait değildir. Şiddet, istismar, ihmal, kaza, hastalık ve ekonomik koşullar “çekilen” ya da “kendi alanımızdan gelen” şeyler değildir. Bu ayrım yapılmadığında cümle, kişiyi kendi yaşadığı zarardan sorumlu tutmaya dönüşür — ve bu, iyileştirmek yerine yaralar.

DNA, Genetik ve “Atalardan Gelen” İfadeleri Üzerine

Çalışma metinlerinde “DNA’mdan ve genetik alanımdan gelen” gibi ifadeler geçiyor. Bunların burada benzetme olarak kullanıldığını belirtmek gerekiyor: bir cümle söylemek DNA dizilimini değiştirmez. Kuşaklar arası aktarım diye bir olgu gerçekten var, ama mekanizması büyük ölçüde öğrenme ve davranış: ailede para hakkında söylenen cümleler, korkuyla kurulmuş ilişkiler, susulan konular. İyi haber şu ki bu aktarım yolu, genetikten çok daha kolay değişir.

Nerede Durulmalı?

Bu çalışma travma terapisi değildir ve öyle kullanılmamalıdır. Geçmişte yaşanmış şiddet, istismar ya da ağır kayıp üzerinde tek başına çalışmak zarar verebilir; bu konularda eğitimli bir uzmanla çalışılması gerekir. Çalışma sırasında yoğun kaygı, panik, çarpıntı, kendinden kopma hissi ya da sahnenin şimdi oluyormuş gibi gelmesi (flashback) durumunda durun: gözünüzü açın, ayaklarınızı zemine bastırın, odada beş nesne sayın, su içip birine haber verin. Tekrarlıyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir. Acil bir risk varsa 112; şiddet ya da istismar varsa Alo 183.

Sık Sorulan Sorular

1Bir anı üzerinde çalıştım ama hâlâ rahatsız ediyor. Başarısız mı oldum?
Hayır. Bir anının tek seferde etkisini yitirmesi beklenen bir şey değil. Ölçüt anının kaybolması değil, hatırlandığında sizi eskisi kadar uzun süre durdurup durdurmaması. Aynı sahne haftalarca aynı şiddette geliyorsa, tek başına devam etmek yerine bir uzmanla çalışmak doğru adım.
2Hatırlamadığım şeyler üzerinde çalışabilir miyim?
Hatırlanmayan bir şeyi kurgulamak riskli: zihin, yönlendirildiğinde olmamış ayrıntıları gerçek gibi üretebiliyor ve bu “bulunan” anılar kalıcı zarar verebiliyor. Çalışmayı bugün yaşadığınız somut tepki üzerinden kurmak daha güvenli: geçmişi aramak yerine, şu anda sizi sıkıştıran durumdan başlayın.
3Çalışma sırasında ağlamak ya da titremek normal mi?
Gözyaşı ve kısa süreli titreme sık görülür ve genellikle birkaç dakikada yumuşar. Ancak nefes alamama hissi, panik, kontrol kaybı ya da kendinden kopma oluyorsa çalışma durdurulmalı; bunlar “boşalma” olarak geçirilecek belirtiler değil, destek alınmasını gerektiren işaretlerdir.

Bilinçaltını arındırmak için Ho’oponopono! Nasıl Uygulanır?

Ho’oponopono, Hawaii kültüründe kişinin kendi içindeki kırgınlığı sadeleştirmek için kullandığı dört cümlelik bir barışma pratiğidir: “Üzgünüm, beni affet, teşekkür ederim, seni seviyorum.”

  1. Rahatsızlık duyduğunuz durumu aklınıza getirin.
  2. Dört cümleyi yavaşça, kendinize söyleyerek tekrar edin.
  3. Karşı tarafı değiştirmeye değil, kendi tepkinizi yumuşatmaya odaklanın.

Ne değildir?

Bu pratik bir tedavi yöntemi, dinî bir ibadet ya da başkasının davranışını değiştirme aracı değildir. Kişinin yalnızca kendi iç durumuyla ilgilidir.

Devamı: Ho’oponopono yazıları · Ho’oponopono kartları

Sık Sorulan Sorular

1Ho'oponopono dinî bir uygulama mı?
Hayır. Hawaii kültürüne ait geleneksel bir barışma pratiğidir; ibadet yerine geçmez.
2Karşımdaki kişiyi değiştirir mi?
Hayır. Yalnızca kişinin kendi tepkisi ve iç durumuyla ilgilidir.
3Ne kadar sürede etkisi görülür?
Kesin bir süre söylenemez. Düzenli ve kısa tekrarlar daha faydalı bulunur.

Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Bu yazı sana iyi geldi mi?

Bir sonraki adımın:

Reklam
Etiketler:
Bilgilendirme notu

Bu yazıdaki bilgiler eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır; kişisel deneyim, görüş ve öneri içerir. Tıbbi, psikolojik, hukuki ya da finansal tavsiye yerine geçmez. Uygulamaları kendi sorumluluğunuzla, gerektiğinde bir uzmanın görüşünü alarak değerlendirin.

Sağlıkla ilgili bir şikâyetiniz varsa lütfen önce bir hekime başvurun. Buradaki enerji, nefes ve şifa çalışmaları tıbbi tedavinin yerine değil, dilerseniz yanında düşünülmelidir.

Paylaş:WhatsAppPinterestFacebookXTelegram
229 kez okundu
Aysın
Aysın

Melek kitapları ve eğitimleri sonucunda bu siteyi oluşturma kararı aldım. Melekler ile ilgili insanlara ulaşmak istedikleri kaynaklar olduğunda rahatlıkla bulabilmeleri kurulmuş olan Meleklerle Gücünüzü Keşfedin hepinize şifa olsun.

Tüm yazıları →

İlgili yazılar

✧
Bu yazı sana ne hissettirdi?

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.

Yorum yaz

E-posta adresin yayınlanmaz. Yorumlar okunur ve kontrol edildikten sonra yayına alınır.