KENDİNİ VE HERKESİ AFFETME

0 1.968

KENDİNİ VE HERKESİ AFFETME

Affedemememizin kaynağı sahip olduğumuz yargılar ve ön yargılardır. Yaşamı özgür, hafif ve sağlıklı yaşamak istiyorsak bize her ne yapmış olursa olsun insanları ve bunu yapmasına izin verdiğimiz için kendimizi affetmeliyiz.

Yargı ve Önyargının Ortaya Çıkması

Doğduğumuz aile ve toplumun bizlerin bilinçaltına verdikleri bilgilerden dolayı belirli kalıplara sahip oluruz bu sahip olduğumuz kalıplarda bizim yargı mekanizmamızı oluşturur.

Bu kayıtlar 0-6 yaş arasında gerçekleşir. Bu kaydın nasıl gerçekleşeceğine bakalım. Anne, baba ya da aile büyükleri zihnin güvenilir gördüğü kişilerdir. Bu kişinin söylemiş olduğu bilgi güvenilir bilgidir. İlk bilgi alındıktan sonra bilginin etrafı bir duvarla çevrilir. Aynı konu ile ilgili yeni bir bilgi geldiğinde bu duvara gelir bilgi doğru ve yanlış olarak bilgiyi değerlendirir zihin doğru kabul ederse kapıyı açıp bilgiyi kabul eder, yanlış ise o bilgi unutulur.

Yargılarımızı fark etmek için kendimizi gözlemlemeliyiz. Sınıflandırmalarımızdan özgür olmalıyız.

Bir olay ya da kişi için başkasının söylediği bilgiye göre davranıyorsak bu da önyargıyı oluşturur.

Yargılarımız bizim ilerde yaşayacağımız deneyimlerimizdir. Kolay bir deneyim yaşamak istiyorsak yargılamalarımızı bırakacağız. Zihnin bize sunduğu ama senaryolarını bırakacağız. Zihnimiz bizi çok zorluyorsa; “Bu benim bakış açıma göre doğru görünmeye bilir ama olayın asıl nedenini bilmiyorum, bu kişinin de haklı olduğu taraflar vardır. Her şeye rağmen anlayamasam da bu deneyim onun deneyimi ve onun yaşamış olduğu bu deneyime saygı duyuyorum ve bu yargıyı serbest bırakıyorum.” diyebiliriz.

Yargı oluşturduğumuz her konun bir heykel olduğunu düşünüp o heykelleri kıralım. Zihninize baktığınızda o kadar fazla heykelle karşılaşacaksınız ki o kalabalıktan hayrete düşeceksiniz. Ben oldukça şaşırmıştım. Bu heykellerin hepsini kırmaya karar verdim. Her hangi bir atık olmaması için de kırdığım tüm heykellerin her parçasının anında sevgi ve ışığa dönüştüğünü hayal ettim.

Zihnimiz bize oyunlar oynuyor ama onun çalışmasının bazı iyi ve kolay tarafları da var. Zihnimiz hayal ve gerçeği birbirinden ayırt edemiyor. Hayal dünyamız ne kadar geniş olursa yaşamımızda o kadar renkli ve kolay olur.

Öfke, Kızgınlık ve Diğer Olumsuz Duygularımızdan Özgürleşmek

Özgürleşmek istiyorsak her türlü olumsuz duygumuzu kabul etmemiz gerekiyor. İyi insan rolü yapmamıza gerek yok. Rol yaptığımız zaman hiçbir zaman kendimizle yüzleşmeyiz ve kendi ayağımıza bir pranga takarız.

Sakin bir yapıda olmak öfkelenmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Duyguyu bastırmamalı, duygunun farkında olmalı ve onu dönüştürme niyetinde olmalıyız. Eğer dönüştürmezsek her seferinde ortaya çıkarırsak bu defa da olumsuz duygumuz daha da büyür.

Olumsuz duygular sadece bizim kişiliğimizde olmayabilir. Kişilerin ya da ortamların enerjisi de bizi etkileyebilir. Bazı yerlere gidip çok rahatlamış hissederken bazı yerlere gidip çok huzursuz hissetmememizin nedeni budur. Dua ile ya da enerjilerle ortamda bulunan olumsuz enerjilerden etikilenmemeyi gerçekleştirebiliriz.  Enerjisi olumsuz olan insanların konumlarını ayarlayabiliyorsanız söyleyeceğim şekilde ayarladığınız da daha rahat hissedersiniz. Erkek sizin sağınızda kadın solunuzda olmalı.

Tüm bunları yapmanıza rağmen yine de öfkelendi iseniz. Öfkelendiğinizi fark ettiğiniz an da nefesle sakinleşin. Sonrasında da “şu an benden çıkan öfke enerjisinin hepsini kaynağa gönderiyorum, yerini sevgi enerjisi ile dolduruyorum” diyerek yaydığınız enerjiyi temizleyin. Bizden çıkan her türlü söz, duygu ve düşünce tüm evreni dolaşıp tekrar bize döner. Size hangi enerjinin dönmesini istersiniz? Seçim size ait.

Hayır Diyebilmenin Gücünü Ele Alma

Hayatta en çok kendimizi hayır demeyi isteyip diyemediğimiz zamanlar için üzüyoruz.

Hayır diyememek çocukluktan aldığımız bir yük aslında. Onun için eğer ebeveynseniz lütfen çocuğunuzu susturmayın ve ona hayır demeniz gereken yerler de anne ve baba olarak hayır diyerek rol model olun. Eğer yaşanan durum ya da istekte her iki ebeveyn birlikte hayır derse çocuğunuz bunu öğrenecektir.

Peki, kendimizde var olan kalıbı değiştirmek için ne yapabiliriz. İlk aşamada çok basit konular için hayır demeye başlayalım. Sonrasında da aile bireyleriniz, patronunuz, arkadaş ve dostlarınıza gerçekten tam olarak hayır diyene kadar aşağıdaki olumlamayı tekrar edebilirsiniz.

“Allah’ım senin ben de olan en değerli varlığıma daha fazla haksızlık yapmamak için bana hayır diyebilme gücünü ver.”

Kendimizi ve Hayatımızdaki Diğer İnsanları Affetme Çalışması

Hayatımıza giren her insan bize bir yaşam deneyimimizde yardımcı olmak için girmiştir. Bazen de ortak deneyimlerimiz olur ve onun için bir araya geliriz. Biz kendi deneyimimizi ne kadar çabuk fark edip gerçekleştirirsek o insanlar bizim yaşadığımız acıları bize daha kısa süre yaşatır.

Yanında ya da yanımızda olması gereken zamanlarda insanlarla birlikte oluruz. Sonraki süreçte ya ilişki şifalanmış şekilde yolumuza devam ederiz ya da yollarımız ayrılır. Yollarımız bazen hiç anlamlandıramadığımız şekilde ayrılmıştır. Ama hayra olan budur. Onun için kimseyi geri dönsün diye zorlamayın. Belki bir süre ayrı kalıp bireysel gücünü alması da gerekiyor olabilir. Gidene izin verin. Siz izin verin ki yeri geldiğinde gitmeniz gerektiğinde siz de kolay bir şekilde gidebilesiniz.

Bize affetmeyi öğretmek için bu insanlar bizim hayatımıza dahil olurlar. Biz affetmeyi öğrendiğimizde de affettirecek olayları yaşamamıza neden olan insanlar hayatımıza girmeyecektir.

Yaşanmış olan her ne olursa olsun. Hem kendinizi hem de diğerlerini affedin ki ruhsal yükselişiniz hızlansın. Affedememek ayaklara takılan prangalar gibi bizi tutarlar.  Bazen çok ağır deneyimler yaşamışızdır. O zamanlarda “Allah’ım senin tüm yaratılmışı affeden tarafın biliyorum ben de var. Herkesi affeden yönünle … kişiyi affetmem için bana yardım et. İzin ver. Ben kendime izin verdim.” diyebilirsiniz.

İçsel Barış ve Huzuru Sağlama

Yaşamımızda huzurun ve barışın yansımasını görmek istiyorsak önce bunu içsel olarak yapmalıyız. Zaten yaşadıklarımızın değişmesi için her şeyi içsel olarak gerçekleştirmeliyiz. İçsel olarak kendimizle barış içinde olursak yaşadığımız dünyada daha huzurlu olur. Zihnen ne kadar olumsuz düşünceler içindeysek kendimizi o ölçüde huzursuz ederiz.

Zihnimizin konuşmalarını azaltmak için fark ettiğimiz düşünceyi “seni serbest bırakıyorum” diyerek gerçekleştirebiliriz. Olumsuz düşünce fark edilene kadar kişiyi etkiler, fark edildiği anda kişiyi kullanamaz.

Geçmiş Yaşamlardan ve Atalardan Özgürleşmek

Sürekli olarak yaşadığımız konuların kaynağı sadece bu yaşamımız ya da bizim deneyimlerimizden kaynaklanmayabilir. Bu geçmiş yaşamlardan ya da 7 kuşak atalarımızdan da gelebilir

Atalardan Özgürleşme

Anne ve babamın 7 kuşağı boyunca bilerek ve bilmeyerek aile bireylerinin birbiri arasında veya başka ailelere ve bireylerine yapmış oldukları haksızlıklar, maddi manevi her türlü acı için bu durumlara maruz kalmış her bireyden af diliyorum.

Aynı şekilde bilerek ve bilmeyerek bana ve 7 kuşak aile bireylerime, aile bireylerim veya başkaları tarafından yapılmış olan haksızlık maddi manevi her türlü acı için bu durumlara maruz kalmış her birey adına bu eylemi gerçekleştirmiş her bireyi ve onun 7 kuşağını affediyorum.

Şükürler olsun artık hepimiz özgürüz. Hepimiz sağlık, bolluk, bereket, huzur, sevgiyi hak ediyoruz. Bunların önündeki tüm engeller sevgiyle kaldırıldı.

Spiritüel Danışman & Rehber Yasemin Derya Metin

Danışmanlık almak için

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: İçerik Korunuyor!