Ruhumuzu Bizden Uzaklaştırmaya Çalışıyorlar
Bir çok yerde çeşitli versiyonlarını okuduğum bir hikaye var; benim okuduğum ve hatırladığım kadarıyla hikaye şöyleydi:
Beyazların olduğu araştırmacı bir grup araştırma yapacakları yere ulaşmak için Afrika yerli kabilesinden birinin rehberliğine ihtiyaç duyuyorlar ve onunla gitmek için yola çıkıyorlar. Bir süre yürüdükten sonra yerli olan rehber durduğu için bunlarda duruyorlar. Bu olay yürüyüşleri esnasında birkaç kere daha tekrarlayınca dayanamayıp “gidecek daha çok yolumuz var. Neden sık sık duruyorsun. Gecikiyoruz” diye sitem ediyorlar. Yerli olan rehberin verdiği cevap bana göre muhteşem bir cevap “çok hızlı ilerledik; ruhlarımız geride kaldı. Onları bekliyorum.”
Bizlerde çok hızlı ilerleyip ruhumuzu nerede kaldı. Bu durumun farkında mıyız? Özellikle İstanbul’da kendi dengenizi fark etmiyorsanız sarmalın içine çekliyorsunuz. Kimseye buradan daha sakin bir yerde yaşayın demiyorum. Sadece fark edin ve kendinize ruhunuzu bulmak ve onu yaşamınıza dahil etmek için zaman yaratın. Aslında bu zaman dilimi herkesin hayatında var sadece bunun farkında değiliz. İstanbul’da ulaşım çoğumuzun zamanının büyük bir bölümünü alıyor. Bu zaman dilimini ruhsal bağlantınız için kullanabilirsiniz. Çoğumuzun sahip olduğu akıllı telefonlarımıza istediğiniz uzunlukta yönlendirmeli meditasyon, meditasyon müziği ya da dua kaydederek gözlerinizi kapatın ve onun enerjisine teslim edin kendinizi. İlk başlarda zor gelse de sonrasında alışacaksınız. Oyun oynayarak boşa zaman geçireceğinize bu zamanı ruh, zihin ve beden dengenizi yerine getirmek için kullanabilirsiniz. İş yerine kendi aracınızla gidiyorsanız elbette bu uygulamayı farklı şekilde yapmalısınız. Hem pozitif enerji veren hem de ruh zihin dengesi yapan müzikler bulabilirsiniz. İnternet hem olumlu hem de olumsuz her şeyi bize sunan; bir okyanus gibi.
Dinlediğiniz müzikler fiziksel bedeninize enerjisel kodlamalar yapıyor. İçinde acı ve isyan içeren sözler bulunan şarkılar dinlemek yerine bedeninizi ve ruhunuzu şifalandıracak müzikler dinleyebilirsiniz. Meditasyon müziklerinden hoşlanmıyorsanız ney müziği ile o şifayı yaşamınıza dahil edebilirsiniz.
İbadet ediyorsanız bu zaman dilimini yapmam gerekiyor diye değil Yaratan’la buluşmak için kullanıp o huzuru yaşamınıza dahil edebilirsiniz. Okuduğunuz duanın enerjisini hissedin ve bırakın tüm dünyevi kaygılarınızdan o enerji sizi uzaklaştırsın.
Sizi içine çektikleri sarmaldan çıkmayı seçin. Siz bunu seçtiğinizde sistem sizin için doğru insanları, doğru bilgileri, doğru uygulamaları size sunacaktır.
Ruhunu yaşamına yeniden dahil edersen çok daha mutlu ve huzurlu yaşayabilirsin.
Yasemin Derya Metin
Hikâyenin Ölçülebilir Karşılığı: Dikkat Geri Kazanma Süresi
“Ruhun geride kalması” imgesinin bugünkü karşılığı, üzerine araştırma yapılmış bir olgudur: dikkat, bir işten diğerine geçtiğinde anında taşınmaz. Bir kesintiden sonra asıl işe tam olarak dönmek dakikalar alır; bu geçiş maliyetine “dikkat artığı” denir. Gün içinde yirmi kez kesilen bir zihin, hiçbir işe tam olarak varmamış olur — hikâyedeki taşıyıcıların anlattığı şey tam olarak bu.
Yani burada mistik bir kayıp yok; ölçülebilir bir gecikme var. İyi haber: gecikme yönetilebilir.
Hızın Alıp Götürdüğü Dört Şey ve Geri Alma Yolları
| Kaybolan | Geri alma |
|---|---|
| Geçiş anları | Bir işten diğerine geçerken tek bir uzun nefes verin |
| Boş zaman | Kuyrukta, asansörde telefonu çıkarmayın; sıkılmaya izin verin |
| Yemek | Bir öğünü ekransız yiyin; tek bir tadı fark edin |
| Yol | Eve dönüşün son beş dakikasını sessiz geçirin |
Dördünü birden denemek işe yaramıyor. Bir hafta boyunca tek satır seçmek, dördünü birden denemekten fazla iz bırakıyor.
“Bizden Uzaklaştırmaya Çalışıyorlar” İfadesi Üzerine
Bu cümleyi somutlaştırmak, onu hem daha doğru hem daha kullanışlı yapıyor. Dikkatin dağılmasının arkasında gizli bir komplo yok; açıkça ilan edilmiş bir ticari model var: uygulamalar ekranda geçirilen süreye göre gelir elde eder ve bu yüzden dikkati tutacak biçimde tasarlanır. Bu bir sır değil, bir iş modeli. Ve bunu bilmek suçluluğu azaltıyor: telefonu bırakamamak bir irade zayıflığı değil, eşit olmayan bir mücadelenin sonucu.
Bu yüzden işe yarayan çözüm de iradeyi artırmak değil, ortamı değiştirmek: bildirimleri kapatmak, ana ekranı sadeleştirmek, telefonu başka odada şarj etmek. Karar anını ortadan kaldırmak, her seferinde direnmekten kolaydır.
Bir Uyarı
Yavaşlama pratikleri iyi gelir, ama kronik yorgunluğun ya da “kendine uzak hissetmenin” her zaman hız kaynaklı olmadığını da söylemek gerekiyor. Bir aydan uzun süren bitkinlik, isteksizlik, zevk alamama, uyku ve iştah değişimi — bunların arkasında demir eksikliği, tiroit sorunu, uyku apnesi ya da depresyon gibi tedavi edilebilir nedenler olabilir. Yavaşlamak bunların yerine geçmez; bir hekimle değerlendirilmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
1Bu hikâye gerçek mi?
2Telefonu bırakamıyorum, irade sorunum mu var?
3Yavaşlamak için ne kadar zaman ayırmam gerekir?
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.




Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.