Ruh Bize Ne Anlatır ?
Yaşamımızda canımızı çok acıtan, bizlere acı veren kişi veya kişilerin aslında bizleri “ruh”sal boyutta gerçekten çok sevmiş ve sevmekte olan kişiler olduğunu bizler istediğimiz için yaşamımızdaki bu rollerini kabul ettiklerini biliyor muydunuz?
Yüce Allah bizlerin daha güçlü daha sevgi dolu bir varlık haline gelebilmemiz için yaşamımıza zorlayıcı ilişkileri deneyimlememiz için izin verir. ( Neden izin verir dediğinizi duyar gibi oldum.
Sebebi tekamül, iyiyle, kötüyü ve doğruyla, yanlışı ayırt etmek için.) Hayatımızda ki bu yaşanmışlıklardan ders aldığımızı bilir yüreğimizden o olay, kişi veya kişileri gerçekten samimiyetle affettiğimizde başta kendimiz olmak üzere affettiğimiz kişilerinde enerjisinin olumlu bir akış içinde aktığını, dolayısıyla kendi Öz benliğinize geri döndüğünüzü, özgürleştiğinizi hissedersiniz.
Size zarar verdiğini düşündüğünüz kişi ya yada kişiler en iyi öğretmenlerinizdir. Sizlere yaşattıkları deneyimler için onlara çok çok teşekkür edin. Yaşadığınız hayatın baş senaristinin kendiniz olduğunu bilin. Tabi ki aldığımız derslerimizi unutmamak kaydıyla. Yaşam dersini aldığımızda yani kalbimizden samimiyetle affedip sınıfı geçtiğimizde bize
o acı veren hayatları geçmişte tamamen bırakmak şimdi şu an’da dengede kalarak mutlu, huzurlu, sevgi dolu yaşamak niyetimizle.
Sevgide ve Işıkta Kalın.
Sonsuz Teşekkürlerimizle
Ruh ile ilgili yazılarımız sizlerle↵
YouTube’ta bizi takip edip sizi rahatlatacak videolarımızı izleyebilirsiniz. ↵
Instagram’da bizi takip edip son yazılarımızı kaçırmayın . ↵
“O” Güzel Ruh’ unu Güçlendir
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
Bu Bakışın Uygulanmaması Gereken Yer
“Zorlayıcı ilişkiler bize bir şey öğretir” düşüncesi, geçmişte kalmış bir kırgınlığı taşımak zorunda olan biri için gerçekten hafifletici olabilir. Ama bu bakışın bir sınırı vardır ve bu sınırı açıkça yazmak gerekir, çünkü aşıldığında zarar verir.
Şiddet, hakaret, tehdit, cinsel istismar, mali baskı ve süregelen aşağılama bir ders değildir. Bunları yaşayan kişi bir sınav vermiyordur, bir sonuç hak etmiyordur ve bunları “istemiş” değildir. Böyle bir durumda “sen bu dersi çağırdın” ya da “ona teşekkür et” demek, zarar veren tarafın sorumluluğunu görünmez kılar ve zarar gören kişiyi olduğu yerde tutar. Bu sayfada böyle bir yorum savunulmaz.
Süregelen Zarar Varsa Sıra Şudur
- Güvenlik. Fiziksel güvenliği sağlamak her şeyin önündedir.
- Destek. Güvendiğiniz bir kişiye söylemek; tek başına taşımamak.
- Uzman. Bir psikolog; gerekiyorsa bir avukat.
- Sonra — ve ancak sonra — taşınan duyguyla ilgili manevi bir çalışma düşünülebilir.
Türkiye’de aile içi şiddet durumunda kolluk kuvvetlerine başvurulabilir ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Alo 183 Sosyal Destek Hattı arayabileceğiniz bir hattır.
Biten Bir İlişkiden Bir Şey Öğrenmek
Zarar süregelmiyor, ilişki bitmişse, o deneyimden bir şey almak gerçekten mümkün. Ama bunun için karşı tarafa teşekkür etmek ya da yaşananı haklı çıkarmak gerekmez. Öğrenilecek şey karşı tarafta değil, kendi tarafınızdadır:
- İlk işaret neydi? Geriye dönüp baktığınızda erken bir uyarı vardı mı? Bunu bilmek, bir sonraki durumda size zaman kazandırır.
- Neden kaldım? Sevgi mi, korku mu, alışkanlık mı, maddi bağ mı? Cevap suçlama için değil, bilgi için.
- Sınırım nerede zorlandı? Hangi noktada “olmaz” demek gerekiyordu?
- Bugün ne farklı yapabilirim? Tek bir davranış.
Bu dört soru, “ona teşekkür et” tavsiyesinin yapmayı hedeflediği işi, kişiyi suçlamadan yapar.
Affetme ile Kabullenme Farkı
Affetmek, yaşananın doğru olduğunu kabul etmek değildir. “Bu bana zarar verdi ve ben bunu artık taşımak istemiyorum” cümlesi de tam bir affetmedir — hatta çoğu kişi için tek işleyen biçimdir. Affetme ayrıca bir yükümlülük değildir; hazır olmadan yapılan affetme bastırmaya dönüşür ve süreci uzatır.
Sık Sorulan Sorular
1Bana zarar veren kişiye teşekkür etmem gerekir mi?
2Yaşadığım şiddeti ben mi çağırdım?
3Süregelen bir zarar varsa ne yapmalıyım?
4Affetmek zorunda mıyım?
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.




Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.