Ego’yu Susturmak…
Madem hayat bir oyundan ibaret ki öyle bizde o zaman ego’muzu susturmak hayatımızı, çevremizi ve dünyamızı daha mutlu, daha huzurlu yaşanır hale getirmek ve güzelleştirmek için; hadi hep birlikte bir oyun oynayalım.
Ego’nuzun (o çok konuşan, hiç susmayan sizi de rahatsız eden sesin) AKLI’nız olduğunu HAYAL edin. O’na ne söylemek isterdiniz? Cevabınız ne olurdu diye sizlere sorduk. Gelen cevaplar muhteşem burada sizlerle paylaşmak istiyoruz.
O çok konuşan, hiç susmayan olumsuz olan sesi konuşurken kendinizi yakaladığınızda verdiğiniz bu şahane cevaplarla eğlenerek, onunla oyun oynayarak, gülerek hemen verdiğiniz cevapları hatırlayın güzelliğine, muhteşemliğine bakın.
Ona nazikçe davranıp lütfen sen biraz sus deyip hemen aklınızı devreye alın. Ve ona sevgiyle yaklaştığınızda o sesi susturmuş olduğunuzu fark edeceksiniz. Hepiniz harikasınız…
Yazmış Olduğunuz Cevaplar Şöyle:
Sen yanlışsın, sana bende yer yok.
Allah’ım ve meleklerim yanımda daima sevgi ve iyilik odaklıyım.
Her şeyin farkındayım, ben her şeyin üstesinden gelirim.
Özgürsün kafana göre takıl. Her şey muhteşem. Her şey çok güzel olacak.
Her şey yolunda her şey mükemmel çocuklarımla sağlıklı, mutlu, huzurlu evrenin tüm güzellikleri sevgiyle hayatıma akıyor.
Yapan sen değilsin sen istediğin kadar konuş her şey yolunda olması gerektiği gibi.
Sen sus benim aklım bana yeter.
Ruhum özgür olacak. Zor diye bir şey kalmayacak.
Her şeyin en iyisini hak ediyorum.
Hayatım çok daha güzel olacak.
(Hadi lütfen sus seni duymak istemiyorum beni çok rahatsız ediyorsun? Geceleri bari rahat bırak ta uyumak istiyorum.) – Ego konuşuyor 🙂
Yüce Allah’ım izninle yoluma meleklerimle devam ediyor var olduklarını bilmek bile içimi ısıtıyor ve onlara güveniyorum.
Son sözü ben söylerim sen ne söylersen söyle. Söz uçar yazı kalırmış şuraya yazıyorum.
HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK.
ŞÜKÜRLER OLSUN diye devam ediyor.
Burada size iyi gelen ya da kendinize ait güzel sözlerle her gün olumlama yapın lüften, nasıl yaşamak istediğinizi hayal edin, hayalinize inanın. Acele etmeden, kendinize sınır koymadan, enerjinizi bloke etmeyin. Ve bunu özelliklede gece uykuya yatarken yapın. Egonuzu nasıl susturduğunuzu göreceksiniz. O güç içimizde bilin. Tüm güzellikler bizimle olsun. Hepimizi seviyorum.
Sevgide ve ışıkta kalın.
Teşekkürlerimizle…..
“Egoyu Susturmak” Mümkün mü?
Bu soruya dürüst cevap: hayır, ve hedef de bu olmamalı. Burada bir terim karışıklığı var. Günlük dilde “ego” dendiğinde kastedilen şey genellikle kibir, haklı çıkma isteği, savunmaya geçmedir. Psikolojide ise ego, gerçeklikle baş eden ve kararları yürüten işlevin adıdır — onu susturmak bir hedef değil, bir kayıp olur.
Yani çalışılabilir olan şey egoyu yok etmek değil, savunmaya geçme anını fark etmek. Bunun ölçülebilir bir karşılığı var: eleştiri aldığınızda ilk tepkinizle ikinci tepkiniz arasındaki süre. Bu süre uzadıkça hayat kolaylaşır.
Savunmaya Geçtiğinizi Gösteren Beş Sinyal
- Karşı taraf konuşurken cevabınızı kurmaya başlamışsınız.
- “Ama” kelimesi cümlenizin ilk üç kelimesinde geçiyor.
- Konu değişti: tartışma olaydan kişiliğe kaydı.
- Geçmişten bir örnek getirdiniz (“sen de geçen sene…”).
- Bedende bir şey oldu: çene sıkıldı, omuzlar yükseldi, yüz ısındı.
Beşincisi en kullanışlı olanı, çünkü düşünceden önce gelir. Bedendeki değişimi fark etmek, sözü geri almaktan kolaydır.
Üç Saniye Kuralı
Eleştiri ya da itiraz aldığınızda uygulanacak tek şey var ve basit: cevap vermeden önce bir kez nefes verin. Bu üç saniye, otomatik savunma ile seçilmiş cevap arasındaki farkı yaratır. Ardından üç cümleden biri işe yarar:
| Durum | Cümle |
|---|---|
| Haklı olabilir | “Bunu düşünmem gerekiyor, sonra dönerim.” |
| Anlamadım | “Neyi kastettiğini bir örnekle söyler misin?” |
| Katılmıyorum | “Ben farklı görüyorum; nedenini anlatayım.” |
Üçü de savunma değil. Aralarındaki ortak şey, karşı tarafı yanlış ilan etmeden kendi konumunu korumak.
Tersi de Var: Egonun Bastırılması
Bu sayfada bir şeye dikkat çekmek gerekiyor, çünkü manevi alanda sık rastlanıyor: “egosuz olmak” adına kendi ihtiyacını, sınırını ve öfkesini bastıran kişi de sağlıklı bir yerde değildir. Öfkenin işlevi bir sınırın aşıldığını bildirmektir; bastırıldığında kaybolmaz, başka yerden çıkar — genellikle bedende ya da beklenmedik bir patlamada. Sınır koymak ego değildir.
Pratik ölçüt şu: bir davranış yarın sizi daha rahat mı bırakıyor, daha sıkışık mı? Haklı çıkma ısrarı yarın bir ilişkiyi zorlaştırır; sınır koymak yarını kolaylaştırır. İkisi aynı anda “ego” diye adlandırılırsa ayırt edilemez.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.