Merhabalar, Sevgili Canlar,
Her zaman hatırla unutma dedi; Yüce Rabbim! Sevildiğinizi Unutmayın!
Her zaman sevilip korunacaksın, önemsenecek, korunacak, kollanacak ve hiç bir zaman unutulmayacaksın. Sevildiğinizi daima bilin…
Sen sadece bir beyin, bir zihin, bir beden’den ibaret değilsin.
Sen sevgisin, sen bilgesin ve sen ışıksın unutma, hatırla, hiç durmadan hatırla
Sen RUH’SUN. Asla Unutma!
Yapacağın tek şey uyanmak, uyanmak, uyanmak. Ruhun sınırları yoktur.
Gücünü farket, kendi özünü farket.
Yüce Allah bizlere şöyle sesleniyor. “Ben, benim yetenek ve kudretimi kullanma yetkisine sahip olacak bir varlık yaratıyorum. O da insandır. Şükürler olsun Yaradanıma… Teşekkürler…..
Ben Yüce Yarada’nın Yaratımı Bedenlenmesi ve Deneyimiyim.
Her yaşadığımız anımızın kıymetini bilip, hepimize Yüce Allah tarafından bahşedilen gücümüzün ve özümüzün farkında olmamız, Yüreklerimize nefes aldığımız her an “O” koşulsuz huzur ve sevginin bol bol sınırsızca akması niyetimizle.
Sevgide ve Işıkta Kalın.
Teşekkürlerimizle.
Her Zaman Sevildiğinizi Unutmayın!
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
Sevildiğini Bilmek ile Sevildiğini Hissetmek Ayrı Şeyler
Birçok kişi sevildiğini bilir ama hissetmez. Bu bir çelişki değil; iki farklı katman. Bilmek zihinseldir — “annem beni seviyor” cümlesini kurabilirsiniz. Hissetmek bedenseldir ve ancak belirli biçimlerde gelir. Kişi kendisine sevginin hangi biçimde ulaştığını bilmiyorsa, sevgi verilse de teslim alınmaz.
Sevginin ulaşma biçimleri kişiden kişiye değişir: bazıları için söz, bazıları için birlikte geçirilen zaman, bazıları için yardım etmek, bazıları için dokunmak, bazıları için hediyedir. Ailelerde en sık yaşanan yanlış anlaşılma buradan doğar — bir taraf çalışıp getirerek sevdiğini gösterirken, diğer taraf birlikte oturulmasını bekler. İkisi de veriyordur, ikisi de almıyordur.
Kendinize Sorabileceğiniz Üç Soru
- Hayatımda sevildiğimi en net hissettiğim an hangisiydi? O anda ne oluyordu?
- Ben sevgimi hangi biçimde gösteriyorum? Karşı tarafın beklediği biçim bu mu?
- Bana bir şey söylendiğinde mi, bir şey yapıldığında mı daha çok değer görürüm?
İkinci soru genellikle en çok işe yarayan olur, çünkü kişinin verdiği biçim, almak istediği biçimle aynıdır — ve karşı tarafın biçimi farklı olabilir.
Hissetmeyi Engelleyen Şeyler
- Alma tutukluğu. İltifat geldiğinde konuyu değiştirmek, “gerek yoktu” demek. Bu alışkanlık sevgiyi kapıda tutar.
- Ölçüt yükseltmek. Yapılan şeyi yeterli saymamak; her jesti “ama şunu yapmadı” ile kapatmak.
- Kanıt aramak. Sevginin sürekli sınanması, en sağlam ilişkileri de yorar.
- Kendine sevgisiz davranmak. Kendine sert konuşan kişi, dışarıdan gelen yumuşaklığı da inandırıcı bulmaz.
Küçük Bir Uygulama
Bu hafta bir kez, size gelen bir iltifatı hiçbir şey eklemeden kabul edin: sadece “teşekkür ederim” deyin, açıklama yapmadan, karşılık vermeye çalışmadan. Zor gelirse bu, alma tarafında çalışılacak bir şey olduğunun en net göstergesidir.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.