Yansıtma Yasası Nedir?
Her birimiz, birbirimize ayna gibiyizdir. Çevremize fark etmeden tüm enerjimizi yansıtırız. Yansıttığımızı ve hatta fazlasını alırız. Anlık olarak duygularınızı ve tepkilerinizi objektif olarak süzgeçinize koyun daha sonra çevrenizde yaşananlara dikkat etmeye başlayın. Hisleriniz nasıl ise çevreniz o şekilde biçimlenerek size yansıtıcaktır. Bazı durumları siz başlatmamış olabilirsiniz ancak devam eden süreçleri etkiliyorsunuzdur. Bir şekilde “Yansıtma Yasası” hislerimiz ve düşüncelerimizle devreye girerek yaşadıklarımızı etkilemeye başlar.
Sürekli öfkeliysek aynı şekilde çevremizde bizi öfkelendirecek bir dizi olay gerçekleşir. “Hatta bir çoğumuz hep her şey de beni buluyor. Her şey arka arkaya geliyor deriz.” İşte bu da düşüncelerimizin yansıttıklarının bize geri dönmesidir. Olaylar tesadüfi olarak bizi bulmamaktadır. Zaten biz bu durumları bir hortum gibi kendimize çekmek için bazen bilerek bazen bilmeyerek özel bir çaba sarf etmeden olumsuz enerjide kaldığımız sürece bu enerjileri üstümüze doğru çekeriz.
Güler yüzlü, neşeli ve pozitif isek aynı şekilde benzer insanlarda çevrende olmaya başlarlar. Etrafımızda kahkaha sesleri yükselir. Bir şekilde bu devinim sizin çevrenizi sarmaya başlar. İnsanların her zaman istediği ve ihtiyaç duyduğu biri haline gelirsin. İşte başarılı olmakta bunun gibidir. Başarılı oldukça tanınmaya o harika iş yapar denmeye başladıktan sonra iş fırsatları sana yağmaya başlar. Bu yaşadığımız durumları bir çok değişik şekilde örneklendirmemiz mümkündür.
Yaşadığımız her kötü veya olumsuz olarak nitelendirdiğimiz olayların tamamen bizlerin bilincimizin ve ruhumuzun birer yansıması olduğunu fark etmemiz niyetimizle.
“Kendi Düşüncelerinizle Yarattığınız Dünyada Yaşarsınız”
Ali Umut Uyanık
Sevgide ve Işıkta Kalın.
Sonsuz Teşekkürlerimizle…
Bu Fikrin İşleyen Kısmı: Yansıtma (Projeksiyon)
“Birbirimize ayna gibiyiz” cümlesinin psikolojide karşılığı olan gerçek bir tarafı var ve adı da benzer: yansıtma (projeksiyon). Kişi, kendinde kabul etmediği bir özelliği başkasında görüp orada rahatsız olur. Bu, gözlenebilir ve üzerinde çalışılabilir bir olgudur.
Pratik testi basittir: birinde sizi orantısız biçimde rahatsız eden bir özellik varsa — yani rahatsızlık, o kişinin yaptığı şeyin büyüklüğüyle uyuşmuyorsa — orada bakılacak bir şey vardır. Kendini fazla öne çıkaran birine aşırı sinirlenen kişi, çoğu zaman kendi görünme isteğini bastırmış olandır. Bu, karşı tarafı haklı çıkarmaz; ama tepkinin şiddetini açıklar.
Bir Rahatsızlığa Bakmak İçin Üç Soru
- Bu kişide beni en çok rahatsız eden şey nedir? Tek kelimeyle.
- Bu rahatsızlık, olayın büyüklüğüyle uyumlu mu, yoksa fazla mı?
- Bu özellik bende hiç var mı — ya da olmasını yasakladığım bir şey mi?
İkinci soruya “uyumlu” yanıtı geliyorsa yansıtma yoktur; karşı taraf gerçekten uygunsuz davranmıştır ve yapılacak şey kendinizi sorgulamak değil, sınır koymaktır. Bu ayrım önemlidir, çünkü aşağıdaki tuzağa düşmeyi önler.
Bu Fikrin Zarar Verdiği Yer — Açıkça
“Yaşadığımız her kötü olay bizim yansımamızdır” cümlesi sonuna kadar götürüldüğünde savunulamaz bir yere varır ve bunu açık söylemek gerekir. Bir hastalık, bir trafik kazası, bir deprem, bir işten çıkarma, bir dolandırıcılık, bir istismar — bunlar kişinin ruh hâlinin yansıması değildir. Böyle bir okuma iki zarar birden verir:
- Zarar görene ikinci bir yük bindirir. Acı çeken kişi hem olayı hem “demek ki ben çektim” suçluluğunu taşır.
- Sorumluyu görünmez kılar. Bir haksızlık yapan taraf varsa, “bu senin yansımandı” demek onun sorumluluğunu ortadan kaldırır.
Bu sayfada savunulan çerçeve daha dürüst: kendi tepkim ve kendi davranışım bana aittir; olayların tamamı bana ait değildir. “Bazı durumları siz başlatmamış olabilirsiniz ama devam eden süreci etkiliyorsunuzdur” ifadesi bu sınırı doğru çiziyor — asıl mesele o sınırın ötesine geçmemektir.
Öfke Döngüsü Gerçekten Nasıl Çalışıyor?
“Sürekli öfkeliysem çevremde beni öfkelendirecek olaylar çoğalıyor” gözlemi doğrudur; ama mekanizması bir enerji çekimi değil, üç somut şeydir:
- Eşik düşer. Gergin bir insanda tahammül azalır; aynı olay daha büyük bir tepki alır. Olay çoğalmaz, tepki büyür.
- Karşı taraf tepki verir. Sert bir ton sert bir yanıt getirir; döngü iki taraflı kurulur.
- Dikkat filtresi değişir. Öfkeli bir insan, gün içindeki nötr olayları da olumsuz okur ve akşam “her şey üst üste geldi” der.
Bu üçünün ortak yanı şu: hepsi değiştirilebilir. Uyku, açlık ve dinlenme eşiği doğrudan etkiler — bu yüzden “yansıtma” üzerine çalışmadan önce uykuya bakmak, çoğu zaman en etkili adımdır.
Sık Sorulan Sorular
1Başıma gelen her şey benim yansımam mı?
2Biri beni çok rahatsız ediyorsa sorun bende mi?
3Olumsuz düşünmemek için ne yapmalıyım?
Devamı: Kişisel gelişim · Spiritüel çalışmalar
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.




Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.