Küçüklüğümüzden itibaren beyinlerimize kodlamalar yapılmaktadır. Bunların birçoğu para ile ilgili olduğu için yaşadığımız hayatları geçmişimizden getiriyor olabiliriz. “Refah Yasası’sı” hayatımızda harekete geçirme zamanınız geldi. Geçmişe dönüp şöyle bir bakarsak aşağıdaki gibi bir çok cümleyle karşılaşmışızdır.
Çok fazla olumsuz şeyler paylaşmak istemiyoruz. ☺ Bu nedenden bu tarz olumsuz kelimeleri hayatımızda şu andan itibaren türetmeyi bırakıyoruz.
Çevrenizde şu gibi şeyleri duyabilirsiniz; bu aralar birşeyler iyi gitmiyor. Kötü zaman yaşıyoruz. Bu yüzyıllardır aynı şekilde devam ediyor. Hep mi kötü yaşandı? Hep mi kötü yaşanıyor? Negatif bakış açılı insanlar kötüyü görme eğilimindedirler. Çok iyi zamanlar yaşıyoruz diyen nadir insanla karşılaştırmışızdır. İşte bu yüzden bir kıtlık bilinci insanlarda küçüklükten itibaren tetikleniyor. Hayata varlık içerisinde gelen kişiler bu tarz cümlelerden uzak oldukları için zenginlik içinde yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar.
Refah Yasasının Hayatımızda Aktif Etme
“Refah Yasası” çalışması için en temel kavram kıtlık bilincinden uzak durmaktır. Hatta düşüncelerinizi hayata geçirmenin tam vakti. Şu an itibariyle zengin olduğunuzu her konuda refah içinde olduğunuzu düşünmeye ve hayal etmeye başlayın. Biraz zaman alacak ancak yavaş yavaş refahın hayatınızı doldurduğunu görmeye başlayacaksınız.
Refah başkalarının düşünceleri değil kendi düşüncelerimizdeki bolluk bilincidir.
Ali Umut Uyanık
Sevgide ve Işıkta Kalın.
Teşekkürlerimizle..
Refah Yasası
Bu çalışma, gün içinde birkaç dakikanızı ayırıp durumu fark etmenize ve niyetinizi netleştirmenize yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Kesin sonuç vaadi taşımaz.
- Sessiz bir yer ve rahatsız edilmeyeceğiniz 10 dakika ayırın.
- Birkaç derin nefesle başlayın.
- Yazıdaki adımları acele etmeden uygulayın.
- Sonunda aklınıza geleni bir deftere yazın ve o gün atacağınız küçük adımı belirleyin.
Sık yapılan hata
Çalışmayı bir kere yapıp sonuç beklemek. Bu tür pratiklerde fark, düzenli ve kısa tekrarlarda ortaya çıkar.
Devamı: Şifa yazıları · Spiritüel çalışmalar
Refah Yasası Diye Anlatılan Şey Ne, Ne Değil?
Bu başlık altında anlatılanların ortak iddiası şudur: kişinin paraya ve bolluğa dair iç tutumu, hayatındaki maddi akışı etkiler. Bunun bir tarafı gözlenebilir ve makuldür — paradan kaçınan, ücretini söyleyemeyen, fırsatı fark ettiğinde harekete geçmeyen biri, aynı imkânlarla daha az sonuç alır. Buradaki mekanizma gizemli değildir: tutum, davranışı belirler; davranış sonucu belirler.
Yanıltıcı olan taraf, arada duran davranış basamağının atlanmasıdır. “Yeterince inanırsam gelir” cümlesi, bu basamağı görünmez kılar. Bu sayfada savunulan çerçeve daha mütevazıdır ve tam bu yüzden daha güvenilirdir: iç tutum kapıyı açar, adım içeri girer.
Refahın Dört Ayağı
- Görmek. Elinizdekini bilmek. Geliri, gideri ve borcu yazılı bilmeyen kişide para kaygısı, miktardan bağımsız olarak yüksek kalır.
- İstemek. Ücret söylemek, zam istemek, fiyat vermek. Çoğu kişide en tutuk olan ayak budur.
- Tutmak. Gelen paranın bir kısmının kalması. Gelirin artması, harcamanın da aynı hızla artması durumunda hiçbir şeyi değiştirmez.
- Akıtmak. Vermek, paylaşmak, yatırım yapmak. Sıkı tutulan para güven değil, çoğu zaman korku üretir.
Hangi ayak zayıfsa çalışılacak yer orasıdır; dördünü aynı anda çalışmak genellikle hiçbirini değiştirmez.
Bu Hafta İçin Üç Somut Adım
- Bir kâğıda üç sayı yazın: aylık geliriniz, aylık zorunlu gideriniz, toplam borcunuz. Tahmin değil, gerçek sayılar.
- Bir kez fiyat ya da ücret söyleyin — özür dilemeden, gerekçe eklemeden.
- Küçük de olsa bir tutarı kenara ayırın. Miktar değil, alışkanlık önemlidir.
Bir Uyarı
Bu sayfa bir yatırım, borç yapılandırma ya da gelir yöntemi önerisi içermez ve mali danışmanlığın yerine geçmez. Borç, icra ya da geçim krizi gibi somut bir durumda ilk adım bir bütçe planı ve gerekiyorsa uzman görüşüdür. Yüksek getiri vaat eden, “bolluk bilinci” diliyle sunulan yatırım tekliflerine karşı temkinli olmak gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.