Acıdan Özgürleşmek
İnsanlık olarak genel olarak farkında olmadığımız enerjisel besin kaynağımız acıdan beslenmek. Bu beslenmeyi fark etmediğimiz sürece yaşamımıza acı yaşatacak deneyimler çekeriz.
Bizi üzen insanlar, olayları mıknatıs gibi kendimize çekeriz. Daha sonra da bu kadar terslik yaşamamıza şaşar kalırız. Lütfen yazıyı okuduktan sonra kendi yaşamınızı kontrol edin. Anılarınızın besin kaynağının acı mı yoksa haz mı olduğuna bakın. Hazzı yaşamak için daha çok mutluluğumu hayatınıza çekmişsiniz yoksa acıyı yaşamak için daha çok hastalık veya duygusal olarak sizi olumsuz etkileyecek olaylar mı çekmişsiniz. Okuduklarınız, izledikleriniz, dinledikleriniz hangi duyguyu size sunuyor. Arabesk dinleyip ben haz odağında yaşıyorum diyemezsiniz. Eğer bunu diyorsanız kendinizle yüzleşmekten kaçıyorsunuzdur.
Değişimi sağlamak için önce ne olduğumuzu fark etmemiz gerekir. Yeni yıla girmeden önce geçmişinizi kontrol ederek yeni yılda yeni bir yaşamı kendinize kurgulayabilirsiniz. Bunu nasıl kurgulayacağınızı bilmiyorsanız benim burada yazdıklarımı ya da internet sitemizdeki yazdıklarımı okuyarak kurgulayabilirsiniz.
Hepimiz mutlu bir yaşamı hak ediyoruz. Sadece çoğumuz yaşadığımız yaşamın farkında değiliz. Başkaları bize bir yaşam yaratmış da biz o yaşamı yaşıyormuşuz gibi davranıyoruz. Kendi yaşamınızın sorumluluğunu aldıktan sonra yaşamımızı yeniden kurgulayacak güce ve bilgeliğe ulaşabiliriz. Eşinizi, çocuğunuzu, patronunuzu, anneniz, babanızı suçlayarak sadece daha mutsuz yaşadığınız anları arttırabilirsiniz.
Haydi! Besin kaynağımızı bulup yeni yaşamımızı ve Yeni Dünyayı yeniden kurgulayalım. Şu andan itibaren dileyen herkesin yaşamına, ömrünün sonuna kadar sağlıklı, konforlu, huzurlu, mutlu, neşeli, canlı, enerjik, bolluk içinde, Yaratanla birlik içinde, pozitif/aydınlık insanlarla ve ruhsal rehberlerle bir arada olduğu anlar dahil olsun. Yaşamına ruhuna, dünyaya ve insanlığa pozitif fayda sağlasın. Yaşam ve ölüm döngüsü kaostan, terörden, doğal afetlerden, kazalardan özgür olsun. Niyetinizdeki açıklar evrenin pozitif kanalı tarafından tamamlansın.
Spiritüel Rehber&Danışman Yasemin Derya Metin
Danışmanlık almak için tıklayınız
Acıdan Özgürleşmek
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
Acıdan Özgürleşmek Acıyı Yok Saymak Değil
Bu tür başlıkların yaratabileceği yanlış izlenim, acının bir teknikle kapatılabileceğidir. Kapanmaz — ve kapatmaya çalışmak çoğu zaman süresini uzatır. Duygusal acı üzerine bilinen en tutarlı şey şudur: kaçınılan acı küçülmez, yer değiştirir. Uyku bozukluğu, beden ağrısı, öfke patlamaları, aşırı meşgul olma hâli — bastırılmış acının en sık aldığı biçimler bunlardır.
Özgürleşme kelimesinin kullanılabilir anlamı şudur: acının varlığı sürerken kişinin hayatını yönetmeyi bırakması. Ölçüsü acının kaybolması değil, süresinin ve şiddetinin azalmasıdır.
Acıyla Çalışmanın Dört Adımı
- Adını koyun. “Kötüyüm” yetersiz bir tanımdır. Kırgınlık mı, utanma mı, yas mı, öfke mi, korku mu? Duyguyu adlandırmanın kendisi, yoğunluğunu ölçülebilir biçimde düşürür.
- Yerini bulun. Acı bedende bir yerde durur: göğüste, boğazda, midede. Oraya dikkat vermek, düşünceyle boğuşmaktan daha hızlı sonuç verir.
- Süre verin. Günde on beş dakika, o duyguya bilerek yer açın: yazın, oturun, ağlayın. Gün boyu kaçmak yerine belirli bir yere toplamak, çoğu kişide bir hafta içinde fark yaratır.
- Hayatı küçültmeyin. Acılı dönemlerde en zararlı davranış, keyif veren her şeyi bırakmaktır. Bir yürüyüş, bir sohbet, bir yemek — bunlar acıya saygısızlık değil, taşıma kapasitesidir.
İşe Yaramayan Üç Yaygın Yol
- “Güçlü olmak.” Hissetmemeye çalışmak, iyileşmeyi hızlandırmaz; erteler.
- Sürekli anlatmak. Aynı hikâyeyi aynı biçimde tekrar tekrar anlatmak (ruminasyon), acıyı işlemek değil sabitlemektir. Anlatmak yararlıdır; aynı cümlelerle yirminci kez anlatmak değil.
- Hemen anlam bulmaya çalışmak. “Bu bana ne öğretiyor” sorusu zamanla yararlı olur; ilk günlerde sorulduğunda genellikle kişinin kendini suçlamasına dönüşür.
Ne Zaman Destek Alınmalı?
Bir uzmana başvurmak için “yeterince kötü” olmayı beklemek gerekmez. Ancak şu durumlarda gecikmemek önemlidir: acı haftalarca aynı şiddette sürüyorsa; uyku, iştah ve işe gitme etkileniyorsa; kendine zarar verme düşünceleri varsa; ya da yalnızca alkol, madde ya da aşırı meşguliyetle taşınabiliyorsa. Bunlar zayıflık işareti değil, destek gerektiren durumlardır.
Bu konu duyarlı bir alandır; kendinize zarar verme düşünceleri varsa bu konuda size yardımcı olabilecek kaynaklara ulaşmanız konusunda destek alabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.