Duygular ve Beklentiler
Yaşam içinde arzu ettiğimiz bir duyguyu alabilmek için karşımızdaki insanlara çeşitli davranışlar sergileriz. Bu davranışları alamadığımız zaman da saldırgan davranışlar içine gireriz. Hepimizin birbirimizle ilgili duygusal bir beklentisi vardır.
Kendi içimizde duygusal boşluğumuzu kendimize verip doldursak; aslında diğer insanların davranışları bizim için önemli olmayacak. Biz her şeyin kaynağıyız. O kaynak olduğumuzu hatırlamamız ve kaynakla yeniden bir olduğumuzu fark etmemiz gerekiyor. Kaynağın bir eksikliği olamaz. Kaynak her zaman yeterli ve tamdır.
Kaynak olduğumuzu unutup kendi dışımızda ararız her şeyi. Bu neyin bizde oluşturduğu yanılsamadır? Özümüzden uzaklaştıkça dışa odaklanmaya başlarız. Temel nedenimiz budur. Oysaki kendi içimizdeki öze geri dönüş yapsak o zaman kaynak olduğumuzun farkındalığına da erişeceğiz.
Etrafımızda olan herkes bize kendi gücümüzü fark etmemiz adına çeşitli roller oynarlar. O kişiyi olumlu ya da olumsuz etiketlemek bize ruhsal açıdan bir fayda sağlamaz. Sadece kendi yapması gereken görevi yerine getiriyor.
Dışarıdan birinin bizi hangi duygu ile beslemesin bekliyorsak o duygu tüm hücrelerimizde dolana kadar kendimizi tüm hücrelerimize kadar o duygu ile dolana kadar içsel olarak eksik olan duyguyu açığa çıkarmalıyız. İnsan olarak en çok sevilmek isteriz. Kendimizle dürüst olup kendimizi sevmeye başlamalıyız. Biz kendimizi sevmezken bir başkasının bizi sevmesini neden bekleriz? Kendimizi sevemiyorsak aslında bir başkasının bizi sevmesini istememiz de sadece sahte bir istektir.
Yaşamda daha mutlu olmak için yeni bir davranış şeklini yaparak hayatımızı gözlemleyelim. Dışarıdan beklediğimiz duygusal beklentilerin teker teker kendimizde ortaya çıkaralım ve o duygu bizde tamamlanınca bizi üzdüğünü söylediğimiz insanlarla ilişkimize dışarıdan bir gözle yeniden bakalım. Hala o insanın davranışları bizi üzüyor mu?
Kendimiz için bir adım atalım.
Yasemin Derya Metin
Duygular ve Beklentiler
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
Beklenti Neden Bu Kadar Sık Kırgınlığa Dönüşüyor?
Bunun tek bir mekanizması vardır ve fark edildiğinde çoğu ilişki sorununu açıklar: söylenmemiş beklenti. Kişi bir şey bekler, söylemez, karşı taraf onu yapmaz, kişi kırılır. Karşı taraf ise kırgınlığın nereden geldiğini bilmez — çünkü ona hiçbir şey söylenmemiştir. Bu döngü suçlu aramaz; sessizlik üzerine kurulmuş bir yanlış anlaşılmadır.
Beklentinin söylenmemesinin bir sebebi de vardır ve masumdur: kişi, gerçekten sevilse zaten anlaşılacağını düşünür. “Söylemek zorunda kalmasam” cümlesi bu düşüncenin özetidir. Ama kimse bir başkasının içini okuyamaz ve okuması beklenen ilişki, kaçınılmaz olarak hayal kırıklığı üretir.
Beklentinin Üç Türü
- Söylenmiş beklenti. “Akşam beni araman iyi olur.” Karşılanabilir ya da karşılanmaz, ama en azından tartışılabilir.
- Söylenmemiş beklenti. En sık kırgınlık üreten tür. Karşı taraf sınavda olduğunu bilmez.
- Gerçekçi olmayan beklenti. Bir insanın kapasitesinin ötesinde bir şey beklemek — bir kişinin sizi hiç üzmemesi, hep anlaması, hiç hata yapmaması. Söylense de karşılanmaz.
Duygular Beklentinin Ölçüm Aracıdır
Bir duygunun içinde çoğu zaman bir beklenti saklıdır ve duyguyu okumak beklentiyi görünür kılar:
- Kırgınlık → karşılanmamış bir beklenti var, muhtemelen söylenmemiş.
- Öfke → bir sınır aşıldı; sınırın nerede olduğu söylenmiş miydi?
- Kıskançlık → kaybetme korkusu; genellikle güvence isteğidir, suçlama değil.
- Hayal kırıklığı → beklenti gerçekçi miydi? Karşı tarafın kapasitesi içinde miydi?
Bir Beklentiyi Söylemenin Dört Adımı
- Olguyu söyleyin. “Dün akşam aramadın.”
- Kendi hissinizi söyleyin. “Bunu bekliyordum, olmadığında üzüldüm.” — “Sen beni önemsemiyorsun” değil.
- İsteği söyleyin. “Geç kalacaksan bir mesaj atsan bana iyi gelir.”
- Cevabı dinleyin. Beklenti karşılanamıyor olabilir; bunu duymak da bir bilgidir.
Bu dört adım basit görünür ama pratikte ikinci adım en zorudur: kendi hissini söylemek yerine karşı tarafı tanımlamak çok daha kolay gelir. “Bana iyi gelmedi” ile “sen düşüncesizsin” arasındaki fark, konuşmanın çözüme mi kavgaya mı gideceğini belirler.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.