Sizlerle 1800’lü yıllarda yaşamış Lübnan asıllı ressam, şair filozof Halil Cibran’ın “Tanrı ile Sohbet” eserini çok beğendiğim için sizlerle de paylaşmak istedim.
♥ Tanrı ile Sohbet
Adam fısıldadı, “Tanrım konuş benimle”… ve bir kuş cıvıldadı ağaçta ama adam duymadı. Sonra adam bağırdı “Tanrım konuş benimle” ve gökyüzünde bir şimşek çaktı, ama adam dinlemedi onu. Adam etrafına baktı ve “Tanrım seni görmeme izin ver” dedi ve bir yıldız kaydı gökyüzünde, ama adam yine farkına varmadı. Ve adam bağırdı “Tanrım bana bir mucize” göster!” Ve bir bebek doğdu bir yerlerde ama adam bunu bilemedi. Sonra adam çaresizlik içinde sızlandı.” Dokun bana Tanrım ve burada olduğunu anlamamı sağla.” Bunun üzerine Tanrı aşağı doğru süzüldü ve adama dokundu. Ama adam kelebeği elinin tersiyle uzaklaştırdı ve yürüdü gitti…
Evet Sevgili Canlar,
Gerçekten de şu yaşadığımız hayatta hiç bir şeyin farkına varmadan yaşantımızı sürdürüp gidiyoruz. Bizler kimiz, niye buradayız? Bizleri hepimizi sevgisinden yarattığını, O’nun hep yanımızda bizlerle, sizlerle hepimizle olduğunu ve biz fark etsekte, etmesekte O’nun bizleri asla terk etmeyeceğini unutmamamız ve hatırlamamız niyetimizle…….
Umarız “Tanrı ile Sohbet” yazımızdan keyif almışsınızdır. Yorum yapmayı ve arkadaşlarınızla paylaşmayı hep hatırlayın. Güzellikler paylaştıkça çoğalır.
Sevgide ve Işıkta Kalın.
Teşekkürlerimizle…..
Not: Halil Cibran’ın kısaca özgeçmişi; 1883 doğmuş, 1931 vefat etmiş. Lübnan asıllı ABD’li ressam, şair, filozof. Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırmış Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş. En ünlü eseri 1923 yılında “Nebi” olduğu söylenir.
♥ Allah Hakkında yazılarımız sizlerle ↵
YouTube’ta bizi takip edip sizi rahatlatacak videolarımızı izleyebilirsiniz. ↵
Instagram’da bizi takip edip son yazılarımızı . ↵
Tanrı ile Sohbet
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
“Tanrı ile Sohbet” Ne Anlama Geliyor?
Bu ifade farklı geleneklerde farklı adlarla anılır ve pratikte çoğu insanın zaten yaptığı bir şeye işaret eder: kendi dilinde, ezber olmayan bir yakarış. İslam geleneğinde bunun karşılığı duadır ve duanın kişinin kendi kelimeleriyle, kendi diliyle yapılabileceği bilinen bir husustur. Hristiyan geleneğinde “conversational prayer”, tasavvufta “münâcât” benzer bir yeri tutar.
Bu sayfada bir teolojik iddia ileri sürülmüyor. Söylenen şey daha mütevazı: bir insanın taşıdığını sözle dışa vurması, hem inanç açısından hem de pratik açıdan işleyen bir şeydir.
Neden İşe Yarıyor?
İnanç boyutundan bağımsız olarak, bu tür bir konuşmanın gözlenebilir bir tarafı var. Bir sıkıntıyı yüksek sesle ve tam cümlelerle dile getirmek, onu kafada dolaştırmaktan farklı bir iş yapar: belirsiz bir ağırlık, adı olan bir konuya dönüşür. Adlandırılmış bir konu üzerinde düşünülebilir; adlandırılmamış bir ağırlık yalnızca taşınır. Bu yüzden bu tür bir konuşmanın ardından çoğu kişi, konu hiç değişmemiş olsa da hafiflediğini bildirir.
Kendi Kelimelerinizle Konuşmak İçin Dört Adım
- Tek konu seçin. Her şeyi aynı anda anlatmaya çalışmak, hiçbirini anlatmamakla aynı sonuca çıkar.
- Süslemeyi bırakın. Düzgün cümle kurma çabası, söylenmesi gereken şeyi geciktirir.
- Şikâyeti de söyleyin. Kızgınlığı, kırgınlığı, “anlamıyorum”u bastırmak gerekmez; bu tür bir dürüstlük, geleneklerin çoğunda yasaklanmış bir şey değildir.
- Sonunda susun. Bir iki dakika hiçbir şey söylemeden durmak, bu çalışmanın en sık atlanan ve en çok fark yaratan kısmıdır.
Cevap Beklemek Üzerine
Bu tür bir konuşmanın ardından bir “cevap” beklemek yaygındır. Burada dikkatli olmak gerekir: aklınıza gelen her düşünceyi bir cevap saymak, kişiyi kendi korkusunun ya da isteğinin peşinden gitmeye götürebilir. Ayırt etmek için sade bir ölçü var: sizi acele ettiren, birini cezalandırmaya yönlendiren ya da bir tedaviyi bırakmaya iten hiçbir düşünce bu şekilde değerlendirilmemelidir. Sakinleştiren ve bir adım gösteren düşünceler daha güvenilirdir.
Bir Not
Duyduğu sesler ya da aldığı “talimatlar” kişinin davranışlarını yönetmeye başlıyorsa, bu bir manevi mesele olarak ele alınmamalıdır; bir hekime başvurulması gerekir. Bunu söylemek inancı küçültmek değildir — tersine, gerçekten yardım gerektiren bir durumu manevi bir yorumla geçiştirmemektir.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.