Cesur muyuz ? Öyle Olduğumuzu mu düşünüyoruz? ya da değil miyiz?
Cesaretin genel tanımına bakarsak eğer tüm negatif ve bizim için tehlike içeren ne varsa onların üstesinden gelebilme durumudur. İçerisinde bir çok durumu barındırır. Kararlı olma, Yiğit olma vs. yani adı üstünde Cesur olma.
Cesareti iki bölümde inceleyebiliriz.
Fiziksel Cesaret: Fiziki olarak ölüm ile yüz yüze kalma durumuyla korkusuzca başa çıkma olarak nitelendirilebilir.
Ahlaki Cesaret: Genellikle utanç ve düşülen kötü durum karşısında korkusuzca durarak etik davranmak olarak nitelendirilebilir.
Var olmanın en büyük ve özel sırrı tek kelimeyle olanı olduğu kabul etmek ve korkusuz olmaktır. Korkusuz olmak cesaretlerin tanımlarında da geçmektedir. Geleceğin size getireceklerinden korkmayın. O şekilde yaşamak hem sizi tüketir hem de geleceğinizi olumsuz bir biçimde şekillendirir. Korkularınız yüzünden başkalarına bağımlı yaşamayın. Her zaman bir çıkış yolu vardır ve onu unutmayın!
Sevgide ve Işıkta Kalın…
Teşekkürlerimizle
Cesur Olun!
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
Cesaret Korkusuzluk Değildir
Cesaret üzerine söylenen sözlerin çoğu yanlış bir varsayımla başlar: cesur insanın korkmadığı varsayımı. Oysa korkunun olmadığı yerde cesaret diye bir şey de yoktur — sadece risk algısının olmaması vardır. Cesaret, korku dururken hareket etmektir. Bu tanım pratikte önemlidir, çünkü çoğu kişi korkusu geçtiğinde harekete geçmeyi bekler ve o an hiç gelmez.
Cesaretin Üç Farklı Biçimi
- Söyleme cesareti. Bir toplantıda fikrini söylemek, bir yakınına “bu bana dokundu” demek. En sık gerekli olan ve en az konuşulan biçim.
- Bırakma cesareti. Yürümeyen bir işi, ilişkiyi ya da alışkanlığı bırakmak. Devam etmek çoğu zaman bırakmaktan daha kolaydır, çünkü bilinen bir şeydir.
- Görünme cesareti. Bir işi ortaya koymak, yardım istemek, bilmediğini söylemek. Utanma duygusuyla ilgili olduğu için en zorlayıcı olan biçim.
Cesaretin Küçültülebilir Olması
Cesaret gerektiren şeyler büyük göründüğü için ertelenir. İşe yarayan yol, adımı bölmektir — cesareti artırmaya çalışmak değil, adımı küçültmek. Bir örnek:
- Hedef: “Patronumla zam konuşacağım.” (çok büyük)
- Küçültülmüş: “Zam görüşmesi için bir tarih isteyeceğim.” (yapılabilir)
- Daha da küçük: “Bugün istediğim rakamı bir kâğıda yazacağım.” (bugün yapılır)
Cesaret bir kişilik özelliği gibi konuşulur, ama davranış olarak bakıldığında bir sıra işidir. Üçüncü basamak yapıldığında ikincisi kolaylaşır.
Bugün İçin Üç Soru
- Söylemek isteyip söylemediğim tek bir cümle nedir? Kime?
- O cümleyi söylersem en kötü ne olur? Bunu yazabiliyor muyum?
- Bugün yapabileceğim en küçük basamak hangisi?
Cesaret, kendini tehlikeye atmak anlamına gelmez. Fiziksel güvenliği, sağlığı ya da geçimi riske atan bir adım cesaret değil, tedbirsizliktir; bu ayrımı korumak çalışmanın bir parçasıdır.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.