Sevgi
Var oluşun en saf ve yansıtan enerjisidir. Bir insanla iletişime geçtiğimizde sevgi enerjisi bir ayna görevi görmeye başlar. Karşımızdaki insanda içsel yansımamızı görürüz. Olumlusu da olumsuzu da hepsi bize ait duygu ve düşüncelerdir. Karşı tarafta kendi duygu ve düşüncelerini bizde görür. Her birimiz kendimizi seyretmeye başlarız. Kah hayran oluruz kah nefret ederiz.
Genelde farkında olmadığımız sevdiğimiz insanda kendimizi gördüğümüzdür. İlişkideki kişiyi eleştirmek yerine kendimizi değiştirelim. Biz değişince yansımamızda değişecek. Karşımıza çıkan insanları kendimizi arındırmak için yaşamın bize sunduğu bir armağan olarak görelim. Sadece görmekle kalmayalım elbette. Gördüklerimizi dönüştürmek için niyete girip kendimizin farkında olalım. Dinler yoluyla bizlere iletilen tövbe etmek, aslında yaptığın davranışı fark et ve onu tekrar yapmamak için kendinin farkında ol anlamını içermektedir. Yaratan’ın bizim tövbemize ihtiyacı yoktur. Tövbeyi kendimiz ve üzülmesine sebep olduğumuz insan için yaparız. İnsanlığımızı onurlandırmak için tövbe ederiz.
Yaz ayını yaşamın gençlik ve olgunluk arasındaki dönemi sayarsak; olgunluk dönemi olan sonbahar için, kendimize ruhsal yükselişimizi hızlandıracak bir hediye verelim. Çevremizde olan tüm insanlarda kendimize bakalım ve beğenmediğimiz her özelliğimizi dönüştürerek kendimizden özgürleşelim.
Bize var oluş tarafından verilmiş olan sevgi aynasını armağan olarak yaşamımızda kullanalım.
Yasemin Derya Metin
Sevgi
- Fark et: Konunun sizin hayatınızdaki karşılığını tek cümleyle yazın.
- Küçült: Bu hafta atabileceğiniz en küçük adımı belirleyin — 10 dakikayı geçmesin.
- Zamanla: Adımı takviminizde belirli bir güne ve saate yazın.
- Ölç: Hafta sonunda yaptınız mı, ne değişti, kısaca not edin.
- Ayarla: Zor geldiyse adımı yarıya indirin; kolay geldiyse biraz büyütün.
Sık yapılan hata
Her şeyi aynı anda değiştirmeye çalışmak. Tek bir alışkanlıkta 3-4 hafta istikrar, aynı anda başlanan beş değişiklikten daha çok fark yaratır.
Kaygı, uykusuzluk, uzun süren isteksizlik ya da günlük hayatı zorlaştıran bir durum varsa kişisel gelişim içeriği yeterli değildir; bir psikolog veya hekimle görüşmek doğru adımdır.
Devamı: Kişisel gelişim yazıları · Olumlamalar · Evren yasaları
Sevgi Bir Duygu mu, Bir Davranış mı?
Bu ayrım, sevgi üzerine söylenen çoğu şeyi kullanılabilir hâle getirir. Duygu olarak sevgi gelir ve gider — yoğunluğu değişir, bazı günler hiç hissedilmez. Davranış olarak sevgi ise seçilebilir: bugün hissetmiyor olsanız da dinleyebilir, sözünüzü tutabilir, bir yükü alabilirsiniz.
Uzun süren ilişkilerin sırrı da çoğu zaman burada: duygunun azaldığı dönemlerde davranışın sürmesi. Yalnızca duyguya bağlı ilişkiler, duygunun her dalgalanmasında sarsılır.
Sevginin Dört Somut Biçimi
- Dikkat vermek. Telefonu bırakıp bir kişiyi sonuna kadar dinlemek. En basit ve en az yapılanı.
- Güvenilir olmak. Söylediğini yapmak. En az romantik, en çok işleyen biçim.
- Yükü almak. Somut bir işi üstlenmek.
- Sınırı korumak. Kendine de sevgiyle davranmak — tükenmeden verebilmenin tek yolu.
“Kendini Sevmek” ile “Başkasını Sevmek” Yarışmaz
Bu ikisi sık sık birbirinin alternatifi gibi sunulur, oysa pratikte aynı yönde çalışır. Kendine sevgisiz davranan kişi, verdiği sevgiyi bir noktada tükenerek keser; kendini tamamen ihmal eden kişi de çoğu zaman sessiz bir kırgınlık biriktirir. “Önce kendini sev” cümlesinin işe yarayan hâli şudur: verebilmek için kapasiteni koru.
Sevginin İçinde Sınır da Vardır
Sevgiyi her şeye katlanmakla eşitlemek, bu konudaki en zararlı yanlıştır. Bir ilişkide hakaret, tehdit, mali baskı ya da şiddet varsa konu sevgi değildir ve “sevdiğim için katlanıyorum” cümlesi kişiyi korumaz. Sevgi, kıskançlığın, kontrolün ve telefon karıştırmanın da mazereti değildir. Böyle bir durumda yapılacak ilk şey güvenliği sağlamak ve destek almaktır; Türkiye’de Alo 183 Sosyal Destek Hattı’nı arayabilirsiniz.
Bugün İçin Üç Soru
- Bugün birine dikkatimi tam olarak verdiğim bir an oldu mu?
- Verdiğim sözlerden hangisini tutmadım?
- Kendime bugün hangi küçük şeyi yapmadım — uyku, yemek, mola?
Üçüncü soru çoğu kişide en çok boşluk bırakan olur; ve ilk iki sorunun sürdürülebilirliği ona bağlıdır.
Sık Sorulan Sorular
Bu yazıdaki manevi yorumlar öneri ve tavsiye niteliğindedir. Sağlık, hukuk ve para konularında ilgili uzmanlara danışın.

Aynı sayıyı sen de mi görüyorsun, çalışma sana iyi geldi mi, aklına takılan bir soru mu var? Aşağıya bırak — okuyor ve cevaplıyoruz. Sorduğun soru başkalarına da yol gösteriyor.